4 Eylül 2015 Cuma

Bitkilerde Erkeklik Dişilik

Mucize İddiası: 
Gökten su indirdi, nitekim onunla çeşit çeşit bitkilerden eşler çıkardık. 
20- Taha Suresi 53 
...Bütün meyvalardan ikişer eş yaratmıştır. 
                                                                  13- Rad Suresi 3  
Kitabımızın 11. bölümünde Allah’ın Evren’i çiftler halinde yarattığını ve bunu açıklayan Kuran ayetlerini inceledik. Bitkilerdeki eşler halinde yaratılma ise Kuran’da özel olarak vurgulanmaktadır. Ayetlerde geçen "zevc (çoğulu zevce)" kelimesi eski Türkçe’mizde eşleri belirtmek için kullanılmaktaydı, hanımlar beylerine "zevcim", beyler hanımlarına "zevcem" demekteydiler. Arapça’dan dilimize geçen bu kelime bitkilerin eşlerini belirmekte de kullanılan "zevc" kelimesidir.  
Bitkiler üzerine yapılan incelemelerde bitkilerde de erkekliğin ve dişiliğin olduğu, bu farklı organlar sayesinde bitkilerde üremenin gerçekleştiği anlaşıldı. Peygamberimiz döneminde biyoloji gelişmiş bir bilim değildi. Bitkilerin üremesi, bu üremedeki dişi ve erkek unsurların rolü bilinmiyordu. Bu yüzden 1400 yıl önceden Kuran’da bitkilerdeki eşler halinde yaratılışa dikkat çekilmesi çok anlamlıdır.  
Tohumlu ve çiçekli bitkilerde erkek ve dişi üreme hücreleri vardır. Bu hücreleri her ikisi de çiçeğin ortasında bulunan erkek organ ile dişi organ üretir. Dişi organın yumurtalık denen şişkince bölümünde küçük ve yuvarlak tohum taslakları, bunların içinde de dişi üreme hücreleri bulunur. Erkek üreme hücreleri ise erkek organın başçık bölümünün ürettiği çiçek tozlarının içinde saklıdır. Çok hafif olan çiçek tozları rüzgarla ya da çeşitli hayvanlar aracılığıyla çiçekten çiçeğe taşınırken, içlerinden bir bölümü dişi organın tepeciğine yapışıp kalır. Daha sonra bu çiçek tozu taneciği boyuncuktan aşağıya doğru inerek, yumurtalıklardaki tohum taslaklarına ince bir borudan uzanır. Erkek üreme hücresi de bu borudan geçer ve tohum taslağının içindeki dişi üreme hücresiyle birleşir. Erkek ve dişi üreme hücrelerinin birleşmesine döllenme denir. Döllenmiş tohum taslaklarından tohumlar, bunlardan da yeni bitkiler gelişir…
Reddiyem: 

“Zevc” sözcüğü sadece cinsiyet anlamında “eş” anlamına gelmez. Yani bir insanın ya da hayvanın dişisini, erkeğini tanımlamaz. Örneğin; ayakkabı, çorap, eldven vb. gibi çift olan “cansız” maddeler için de kullanılır. Fahruddin er-Râzi Lokman Suresi’nin 10. ayetini tefsir ederken bu konuyla ilgili olarak şunları söyler:
Allah Teâlâ, "Yerde her sınıftan güzel bitkiler bitirdik" yani "her cinsten bitkiler bitirdik" buyurmuştur. Senin açıp-genişleteceğin her cins, çifttir. Çünkü mesela bitki, ya ağaçtır, ya ağaçtan başkadır. Ağaç olan da, ya meyve verir, ya meyve vermez. Meyve veren de böylece iki kısma ayrılır. "Kerim" kelimesi, "keremli" demektir. Çünkü o bitkiler, hesabsız sınırsız olarak çokça verilir. 
Tefsirlerde bir de; gece-gündüz, yeşil elma-kırmızı elma, beyaz-siyah, acı-tatlı, siyah üzümbeyaz üzüm vb. gibi zıt varlıkları da ifade ettiği söyleniyor “zevc” kelimesinin. Yani; yeşil elma-kırmızı elma, siyah üzüm-beyaz üzüm, siyah dut-beyaz dut, tatlı elma-ekşi elma vb. gibi farklı çeşitleri bulunan meyveler dolayısıyla bitkiler için çok rahatlıkla çift yani zevc kelimesi kullanılabilir. Diğer pek çok tefsirde bu tür ayetler bu şekilde tefsir edilmiştir. Durum böyleyken Kur’an’ın bu ifadelerini tek ve kesin bir görüşmüş gibi bitkilerin cinsiyetlerine yormak tam anlamıyla zırvalamaktır.

Peki Kur’an gerçekten bitkilerin cinsiyetinden bahsetmiş olsaydı, bu mucize olur muydu? Kur’an’ın yazılışından çok önce bitkilerin cinsiyetleri olduğunu söyleyenler olmuştu, bu nedenle Kur’an bahsetseydi bile bu bir mucize teşkil etmezdi. Eski Yunan’dan Empedokles’in düşünceleri şöyle:
Empedokles, bitkilerin arzu ve duygularının bulunduğunu; insanlar gibi bitkilerin de sevinip üzüldüklerini düşünmüş, bitkilerde erkeklik ve dişiliğin yanında bu iki cinsiyetin karışımı olan başka bir cinsiyetin daha olduğunu gözlemlemiş ve bitkilerin akla sahip olduğunu ileri sürmüştür.(152)
Adam bitkilerde erkeklik-dişilik olduğunu söylediği gibi aynı zamanda bunların karışımı olan başka bir cinsiyetten de söz etmiş. Başka bir örnek:
Âsur, Bâbilliler ve Araplar zamânında hurma ağaçlarının ayrı eşeylerinin olduğu bilindiğinden, bol ürün almak için dişi ağaçların çiçekleri erkek ağaçlardan alınan çiçek tozlarıyla muâmele ediliyordu. O zaman bilindiği anlaşılan bu usûl, hurmalardan başka bitkilere tatbik edilmedi ve Asya’dan Avrupa’ya geçemedi. Avrupa’da bitkilerde ayrı eşeyliliğin ve eşeyli üremenin yeniden keşfi 17. yüzyıl sonunda olmuştur. Bitki türleri arasında tozlaşma ile tür melezleri elde edilebilmiştir.(153) 
Görüldüğü gibi eski Araplarca hurma ağacının cinsiyetli olduğu biliniyormuş. Eski Araplarca bilindiğini şu hadisten de anlayabiliyoruz:
…Bu yargımızı daha da pekiştiren, pek çok kaynaktan doğrulanan bir hadis olmuştur. Medine döneminde geçen bu hadise göre; Muhammed, hurma ağaçlarını dölleme işiyle uğraşan bir topluluğu görüp yanındakilere, “bunlar ne yapıyor?” diye soruyor.  
Yanındakiler: “Hurma ağaçlarını telkih ediyorlar, erkek hurmanın çiçeğini dişi hurmanın çiçeği içine koyuyorlar ki, böylece dişi hurma döllenmiş olsun” dediler.  
“Bunun üzerine Resulullah: ‘Bunun –Allah’ın takdirinden- herhangi bir şey defedeceğini zannetmiyorum’ buyurdu.”  
Tabii bu söz üzerine biçare üreticiler, “Allah’ın elçisinden daha mı iyi bileceğiz!” diyerek aşılama işini bırakıyorlar. “Sonunda hurma ağaçları meyvelerini silkip döktüler ve bu yüzden halkın azıkları eksildi. Bu durumu Peygamber’e zikrettiler. Üreticilerin uğradığı bu felaket üzerine Peygamber:  
“Ben ancak(sizin gibi) bir beşerim. Ben sizlere dininizden herhangi bir şey emrettiğim zaman onu derhal alıp kabul ediniz. Sizlere(teşri olmak üzere değil de dünya işleriyle ilgili olarak) re’y nevinden herhangi bir şey ile emredersem, şüphe yok ki ben de ancak bir beşerim” diyor. Ayşe’den yapılan aktarmada ise Muhammed’in son yanıtı, “sizler dünya işlerini daha iyi bilirsiniz” şeklinde oluyor.(154) 
Pek çoğunuz –pek çok kaynaktan doğrulanan sahih bir hadis olmasına rağmen- bu hadisi kabul etmeyebilirsiniz, “sahih” değil diyebilirisiniz. Ama o ayrı konudur, ben burada hadisin güvenilirliğiyle ilgilenmiyorum. Bu hadis uydurma olsaydı bile, hadiste erkek hurmadan ve dişi hurmadan bahsedilmesi, hurmalarda erkeklik-dişiliğin o zamanlarda bilindiğini, aşılama bile yapıldığını açık bir şekilde gösteriyor bizlere. Hadisin “uydurulduğu” zamanlarda bunlar biliniyormuş yani; biliniyormuş ki uyduran kişi hadiste bunlardan söz edebilmiş. Hurma ağaçlarını erkek-dişi diye ayıran başka hadisler de var, internetten kolayca ulaşabilirsiniz.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

152Esin Kahya ve Murat Öner, Biyoloji Tarihi(İlk Uygarlıklardan On Dokuzuncu Yüzyıla), s.83.
153Yeni Rehber Ansiklopedisi, Genetik Maddesi.
154Erdoğan Aydın,İslamiyet Gerçeği,2. cilt,s.214,215.