Pages

12 Temmuz 2011 Salı

Atom Altı Parçacıklar




                     Ayet-İddia-Kaynak

Yunan filozofu Demokritos'un ünlü atom teorisini geliştirmesinin ardından, insanlar maddenin atom adı verilen çok küçük, parçalanamayan ve yok edilemeyen parçacıklardan oluştuğuna inanmaya başlamışlardı. Günümüzde ise modern bilim, maddenin en küçük birimi olarak bilinen atomun da parçalara ayrılabileceğini ortaya koymuştur. Henüz geçtiğimiz yüzyılda ortaya çıkan bu gerçek, Kuran'da bundan 1400 yıl öncesinde insanlara haber verilmiştir:
... Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır." (Sebe' Suresi, 3) 
... Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)
Dikkat edilirse yukarıdaki ayetlerde "zerre"den ve bundan daha da küçük parçalardan söz edilmektedir. Arap dilinde kullanılan "zerre" kelimesi, "insanların bildiği en küçük parçacık, toz, atom" anlamlarını taşımaktadır.

Günümüzden 20 yıl öncesine kadar, atomları oluşturan en küçük parçacıkların protonlar ve nötronlar oldukları sanılıyordu. Ancak çok yakın bir tarihte, atomun içinde bu parçacıkları oluşturan çok daha küçük parçacıkların var olduğu keşfedildi. Atomun içindeki "alt parçacıkları" ve onların kendilerine has hareketlerini incelemek üzere "Parçacık Fiziği" isimli bir fizik dalı ortaya çıktı. Parçacık fiziğinin yaptığı araştırmalar şu gerçeği açığa çıkardı: Atomu oluşturan proton ve nötronlar da aslında "kuark" adı verilen daha alt parçacıklardan oluşmaktadırlar. İnsan aklının kavrama sınırlarını aşan küçüklükteki protonu oluşturan kuarkların boyutu ise hayret vericidir: 10-18 (0,000000000000000001) metre.

Bu konu ile ilgili dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta ise, zerre ilgili bu ayetlerde özellikle ağırlığa dikkat çekilmesidir. Ayette geçen "miskale zerretin" (zerre ağırlığınca) ifadesindeki, "miskal" kelimesi ağırlık anlamındadır. Nitekim atomu bölünebilir hale getiren proton, nötron ve elektron gibi parçaların, aynı zamanda atoma ağırlığını veren bileşikler olduğu keşfedilmiştir. Bu bakımdan "zerre"nin boyutlarına ya da başka bir özelliğine değil de, ağırlığına dikkat çekilmesi Kuran'ın ayrı bir bilimsel mucizesidir.


Açıklama

Zerre iddia sahibinde dediği gibi güneş ışığında görülen ufacık toz,kırmızı karınca gibi anlamlara gelir.Kurtubi ''zerre''yi aynen şöyle açıklıyor;

Zerre; İbn Abbas ve diğerlerinden nakledildiğine göre kırmızı karıncadır. Kırmızı karınca ise karıncaların en küçüğüdür. Yine İbn Abbas'tan nakledil­diğine göre zerre, karıncanın kafasıdır. Yezid b. Harun da der ki: Zerrenin ağırlığının olmadığını iddia ettiler. Nakledildiğine göre, adamın birisi bir ek­mek koydu ve zerre denilen bu kanncalar bütünüyle üzerini kapattı. Tekrar o ekmeği tarttı ve bu karıncaların ekmeğin ağırlığını artırmadıklarını gördü.
Derim ki: Kur'an-ı. Kerim ve Sünnet-i Seniyye ise zerrenin bir ağırlığı ol­duğuna delalet etmektedir. Tıpkı bir dinarın ve onun yarısının bir ağırlığı olduğu gibi. Doğrusunu en iyi bilen Allahtır
Zerrenin hardal tohumu olduğu da söylenmiştir. Yüce Allah şöyle buyur­maktadır: "Hiçbir nefse hiçbir şeyle zulmolunmaz. Bir hardal tanesi ağır­lığınca olsa bile Biz onu getiririz..." (el-Enbiyâ, 21/47) Bundan başka açık­lamalar da yapılmıştır. Özetle söyleyecek olursak, bütün şeyler arasında en az ve en küçük olandır. 

                    El Camiul Ahkamul Kur'an:Nisa Suresi 40. Ayet Tefsiri

Görüldüğü gibi zerre kelimesi herkesçe bilinen bir şey,zaten bunun bile bilinememesi Kur'an'ın apaçıklığına darbe vururdu.Araplar çok küçük şeyleri zerre diye tanımlarlardı.Yani ayette ne bilimsellik var ne de atoma işaret.

İddia sahipleri ''zerreden daha küçüğü'' ifadesini ''kuarklara'' yormaktalar.Halbuki zerre atom olmadığına göre zerreden daha küçüğü de kuark olamaz.Bu da diğerleri gibi tahammül ötesi bir iddiadır,gerçeklikle uzaktan yakından alakası yoktur. 

Allah ''zerreden daha küçüğü'' derken kırmızı karıncaya yahut yukarıda verdiğim zerrenin diğer anlamlarına göre daha küçük olan çıplak gözle görülebilir küçüklüklerden bahsetmektedir.Yani Allah burada ilminin herşeyi kuşattığından,herşeyi görüp bildiğinden bahsetmektedir.Öyle alimdir ki zerreden daha küçüğü de daha büyüğü de ondan gizli kalmaz,herşeyi görüp-işittir ve bilir.Ayet çok açık bir şekilde bundan bahsetmektedir.

Yani Kurtubi'nin tefsirinde de gördüğümüz gibi ''zerre'' kelimesi atom değil ''kırmızı karınca,toz tanesi'' gibi anlamlara gelir yani atomdan bahsetmez.Bu durumda da ''zerreden daha küçük'' olan şey de kuark olamaz.En fazla kırmızı karıncadan daha küçük olan bit,pire gibi küçücük canlılar ve cansızlar olabilir.


Bakınız atom İncil'de şöyle geçmektedir;


İbraniler 11: 3 Evrenin Tanrı'nın buyruğuyla yaratıldığını, böylece görülenlerin görünmeyenlerden oluştuğunu iman sayesinde anlıyoruz.

Gerçekten de bütün görünenler çıplak gözle görülemeyen atomlardan oluşmuşlardır.Bu ayet açık bir şekilde tüm görünenlerin  atomlardan oluştuğunu anlatıyor bizlere.İncil çok bilimsel bir şekilde anlatmış atomları.Direk olarak söylemiş,gerçekten şaşırtıcı.


NOT:Yazının başlangıcında iddia sahibinin de dediği gibi atom Kur'an'dan önce biliniyordu.İddia sahibi Demokritos'tan bahsetmiş ki Demokritos atom teorisiyle ünlenmiş bir filozoftur.Ayrıntılı bilgiyi şu linkten edinebilirsiniz:


http://tr.wikipedia.org/wiki/Demokritos