18 Mayıs 2011 Çarşamba

Su Tanrısı Allah!

Bilindiği üzere Allah'ın İslam Önccesi Arap Paganların Ay Tanrısı olduğuna dair birçok tartışma yapıldı ve bu tartışmalarda bunun doğruluğu kanıtlandı.Ben bu yazımda Allah'ın su kültüyle ilişkisine değineceğim.

Bilindiği gibi Kur'an'a göre hiçbirşey yokken Allah ve başlangıç denizi dediğimiz Su vardı.Allah'ın Arşı bu su üzerinde idi:

Hud=7: O, öyle bir Allah'dır ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Onlara «öldükten sonra tekrar dirileceksiniz» dersen, o kâfirler de kesinlikle sana: «Bu apaçık bir sihirden başka birşey değildir.» diyecekler.

Tabiki bu başlangıç denizi İslam'la doğmadı,şuanki araştırmalar kökenin Sümer olduğunu gösteriyor.Bu başlangıç denizine şu dinlerde-uygarlıklarda da rastlayabiliyoruz:

Mayalarda,Musevilikte(İslam'a burdan girmiştir),Eski Türklerde ve daha birçok inançta yer almaktadır.

Bunu başlıktan da anlayabileceğiniz üzere bu Su kültüyle ilgilidir.Köken inanış hakkında biraz bilgi sahibi olalım:

Sümer efsanesine göre evrende ilk olarak Tanrıça Nammu adında büyük,uçsuz bucaksız bir su vardı.Tanrıça o sudan büyük bir dağ çıkarıyor.Oğlu Hava Tanrısı Enlil,onu ikiye ayırıyor.Üstü Gök oluyor,Gök Tanrısı onu alıyor,Yer olan altı da Yer Tanrıçası ile Hava Tanrısının oluyor.Bilgelik Tanrısı ile Hava Tanrısı yeri bitkiler,ağaçlar,sularla donatıyor.Hayvanlar yaratılıyor ve hepsini idare edecek Tanrılar meydana getiriliyor.

Bu da farklı bir versiyon:

Sümer'deki inanışa göre başlangıçta uçsuz bucaksız su vardı.Bu sudan Tanrı An(Gök) ile Tanrı Ki(Toprak-Yeryüzü) doğdu.Onların birleşiminden Enlil (Hava) meydana geldi ve Yeryüzü ile Göğün arasını doldurdu.An ile Ki'den doğan bir başka Tanrı da tatlı suların ve bilgeliğin Tanrısı Enki(Ea)dir.

Peki Neden Su Vardı?

Tam emin olmamakla birlikte büyük ihtimalle nedeni suyun hayat,temizlik vb. kaynağı olmasıdır.Su insan için olmazsa olmazdır.Bu nedenle Suya kutsiyet yüklendi ve Su Tanrıları ortaya çıktı.Topraktan yaratılış miti bile insanların topraktan beslenmeleri,topraktan evler-eşyalar yapmaları,ekmeği bile topraktan elde etmeleri ve toprağın daha birçok yarar sağlamasından dolayı toprağa yüklenen kutsallıktan dolayı doğmuştur.

Buna göre Sümerliler benim Düşünce Enerjisi dediğim varlık kaynağına(Tanrı) su demiş olmalılar.Ben Tanrı'nın sonsuz Düşünce Enerjisi,yahut Düşünebilen Enerji olduğunu düşünüyorum.Herşey bu enerjiden doğmuştur,yani bu enerji herşeyi yaratmıştır.Sümer'in ezeli tanrısı da Su idi.İnanışa göre herşey o uçsuz bucaksız bu sudan meydana gelmiştir,o su(Tanrıça) varlığın kaynağıdır,herşeyi yaratmıştır.Yani ben Allah'a Düşünebilen Enerji diyorum,Sümerliler Düşünebilen Su(Nammu) diyor,Müslümanlar da Sümer inanışından büyük ölçüde etkilenmişler.Tabiki Tevrat aracılığıyla.
 
Şimdi İslam'la ilişkilerine bakalım,Kur'an'a göre Allah her canlıyı sudan yaratmıştır:

Nur=45:Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Enbiya=30: İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?

Şimdi şu sorular geliyor insanın aklına,Sümer'deki Tanrıça Nammu'nun(Başlangıç Denizi) İslam'da ne işi vardır?Allah su ya da toprak olmadan bir şey yaratamaz mı?Allah mı Arşının üzerinde bulunduğu Deniz tarafından yaratılmıştır yoksa Allah'ın Arşının üzerinde bulunduğu denizi mi Allah'ı yaratmıştır?Eğer Allah Denizi yarattıysa amacı ne idi?   

Ayette ''her canlının sudan yaratıldığından'' bahesedilir ve göklerle yer de canlıdır Kur'an'a göre:

Fussilet=11: Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.

Allah yer ve gökle konuşuyor,demekki bunlar da canlı sınıfında.Ben bunu ek olarak belirtmek istedim,yoksa mecaz filan diyeceklerdir,her ne kadar olmasada.Tefsirciler de zaten Göklerin o başlangıç denizinden yükselen buharla(duman) yaratıldığını söyler.

Su kültüne sahip inanışlarda suya büyük önem verilir.Sümer tapınaklarında su Tanrısı Enki'nin kendisi olarak bir kap içerisinde kutsal su bulundurulurdu.Bu sudan içen hastaların iyileşeceğine ve güçsüzlerin güçleneceğine inanılırdı.Başka bir örnek ise Hinduizm'in en kutsallarından birisi olan Ganj nehridir.Hindularda da su kutsaldır,Hindu tapınakları inanışa göre Tanrılar sudan uzak duramayacakları için herhangi bir su kaynağına olabildiğince yakın olmalıdır.

İslam'da da kutsal su inanışı vardır,ve Hinduizm'deki gibi Kabe bu suya yakın olarak inşa edilmiştir.Zemzem denilen bu su İslamcılar tarafından öve öve bitirilemez.
İbn Abbas’ın rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, Muhammed şöyle buyurmuştur: “Yeryüzünün en hayırlı suyu Zemzem-dir. Çünkü onda tadın tadı (açlığı doyuran özelliği), hastanın şifası vardır.”
Zemzem hakkında detaylı bilgiye şuradan uşalabilirsiniz.Görüldüğü gibi İslam'ın en kutsal tapınağı da tıpkı Hinduizm'deki gibi su kültüne bağlı olarak kutsal sayılan bir suya yakın bir şekilde inşa edilmiştir.Ve tabi Sümer inanışlarındaki gibi bu suya şifa ve güç verici nitelikler yüklenmiştir.

Tüm bunlar İslam'ın su kültüyle tamamen iç içe olduğunu göstermektedir.

6 yorum:

  1. ordan cımbız burdan cımbız...
    güneş dediniz, güneş kültü dediniz... şimdi de su kültü ve ağaç kültü...
    su, güneş, ağaç... elbette tüm insanların bildiği objeler olmakla birlikte, bunlarla ilgili bir kelime geçse, siz hemen işte o kült bu kült diyerek hemen saldırıyorsunuz. tutarsızlığınızı kendiniz de inkar edemezsiniz.
    siz "yabancı dilde indirilmiş, bilinen kelimeleri içermeyen" bir kitap bekliyorsunuz. tıpkı mekkeli müşrikler gibi. ama bu işin bahanesi tabi... ne olsa inanmayacaksınız değil mi?

    YanıtlaSil
  2. Allah kalplerinize hidayet nasip etsin

    YanıtlaSil
  3. ALLAH HİDAYETİ BIRAKIP ŞU SOKTUĞUMUN DÜNYASINA BİRAZ ADALET BİRAZ MERHAMET AŞILASA YA DEĞİLMİ HİDAYET BİR KİŞİŞİ İÇİN ADALAET MERHAMET HERKES İÇİN AMA SİZ ÜMMETÇİSİNİZ PADİŞAHIN SL TAŞŞAĞI GİBİSİNİZ BİRTEK SİZ MÜSLÜMANLARİ ALLAH YARATTI BİRTEK SİZE RIZK VAR BİRTEK SİZ İYİSİNİZ HA SİK KAFALISINIZ ÖRÜMCEK KAFALISINIZ ALLAHINIZ BURNUNUZU BOKTAN ÇIKARMIYOR O YÜZDEN

    YanıtlaSil
  4. Kuranı Kerim'in en son keşfedilen mucizelerini görmek için www.yenimucizeler.com adresini inceleyiniz.
    ANKEBUT SURESİNDEKİ İNANILMAZ
    ENLEM-BOYLAM MUCİZELERİ
    Ankebut suresinde böylesine açık ve net bir mucizenin olabileceğine inanamayacaksınız.
    Ankebut suresinin sure numarası 29 dur. Bu surenin 38. ayetinde Semud ve
    Ad kavminden bahsedilerek, onların yaşadıkları yerler hakkında beyanda
    bulunulduğu ve açıklama yapıldığı belirtilmektedir. İster istemez tam bu ayette
    bu kavimlerin yaşadığı yerler hakkında açıklama yapıldığının belirtilmesi, bu
    yer belirlemenin bir çeşit navigasyon koordinatıyla gerçekleşebileceğini
    düşündürdü. Dünya üzerinde bildiğiniz üzere ancak paralel ve meridyenlerle
    (enlem-boylam) bir yer belirleme mümkündür. Bunun için iki veri gereklidir:
    Enlem ve boylam değerleri.
    Kuran-ı Kerim’deki ayetlerin de bir koordinatı bulunur. Bunlar o ayetin Kuran’ın neresinde olduğunu anlamamıza
    yardımcı olur. Tahmin edeceğiniz üzere Ankebut suresi 38. ayetin koordinatı olan
    (29: 38) verilerini enlem –boylam değeri olarak uyarladığımızda ortaya çok
    şaşırtıcı bir mucize çıkmaktadır. Gerçekten de 29. Kuzey paraleli ile 38. doğu
    meridyenin birleştiği nokta, ayette geçen kavimlerin yaşadığı bölgeye isabet
    etmektedir. Semud kavmi, Ad kavminin devamı olan bir toplumdur. Ad kavmi helaka
    uğradıktan sonra ilk yaşadıkları bölge olan Arabistan Yarımadasının güneyinden,
    kuzeye göç etmişler ve Semud kavmini oluşturmuşlardır. Aynı bölge bu bakımdan Ad
    ve Semud’un yaşadığı yerlere karşılık gelmektedir. Aynı şekilde 36. ve 37
    ayetlerde bahsedilen Medyen kavminin yaşadığı bölge de tam olarak 29. paralel
    ile 36. Ve 37. meridyenlerin birleştiği yerlere karşılık gelmektedir. Üstelik
    Semud kavmnin yaşadığı yerle ilgili olarak Medine (Hicaz) ile Şam arasındadır
    deniyor ve Medine ile Şam arasına bir doğru çizdiğimizde tam orta noktası 29.
    kuzey paraleli ile 38. doğu meridyeninin kesiştiği noktaya rastlıyor. Bu coğrafi
    bölgelerin haritaları ve haritalar üzerindeki enlem-boylam gösterimleri ilgili
    çalışmada kaynaklarıyla birlikte mevcuttur.
    Bunlarla da bitmiyor. Lut
    Gölü’nün coğrafi konumu ve Hz. Musa’nın denizi yardığı tahmin edilen bölgelerin
    de koordinatları sure ve ayet numaralarıyla işaretlenmiş.
    Neden kuzey
    paralelleri ve doğu meridyenlerinin esas alınması gerektiğinin de çok basit bir
    açıklaması vardır. Sure ve ayet numaraları doğal olarak pozitif tamsayılardan
    oluşmaktadır. Koordinat düzleminde her iki unsurun da pozitif olduğu bölge (+x,
    +y), dünya haritasına uyarlandığında kuzey paralelleri ile doğu meridyenlerine
    karşılık gelmektedir. (Ekvatoru x- ekseni, 0 derece boylamını da y- ekseni
    olarak varsayıyoruz. )
    Ayrıca neden Ankebut?... Ankebut örümcek anlamına
    gelir. Surenin bir ayetinde örümceğin evinden bahsedilir ve sure adını bu
    ayetten alır. Örümceğin evi, bilindiği üzere örümcek ağındandır. Örümcek ağı
    şekil itibariyle doğadaki yapılar içerisinde paralel ve meridyenlere en çok
    benzeyenidir. Üstelik El-Ankebut kelimesi teknik bir terim olarak, lehva
    üzerindeki şebeke ( ağ, örgü, ızgara) anlamına gelmektedir. Tıpkı bir haritanın
    üzerindeki enlem- boylam çizgileri gibi…
    Daha ne kadar açık bir mucize
    bekleyebiliriz ki…
    www. yenimucizeler. com
    Bu konuların dışında yeni
    tespitlerimden biri olan, Hz.Adem ve Havva'nın yeryüzüne indirildiği yerin
    koordinatlarıyla ilgili olan ve National Geografic kurumunun yürüttüğü
    Genografic Project çalışmasına dayanan mucizevi uyumu da incelerseniz çok
    sevinirim.2/Bakara:36 ayetiyle 2:36 koordinatlarının nasıl mucizevi bir şekilde
    uyum gösterdiğine tanık olacaksınız
    Adem'in Dünya'ya İndirildiği Koordinat
    Ayrıca şu konunun da mutlaka incelenmesinde fayda vardır:
    Furkan Suresi - Bahreyn / Furat - Furkan Suresi - Bahreyn / Furat
    BU VE DİĞER BİRÇOK MUCİZENİN İNSANLIĞA DUYURULARAK İSLAM
    İNANCININ YAYILMASINA KATKIDA BULUNMANIZI RİCA EDERİM...
    EĞER MESAJIMI
    OKUDUYSANIZ KISA BİR YORUM GÖNDERİRSENİZ SEVİNİRİM..
    ALLAH`A EMANET
    OLUN..

    YanıtlaSil
  5. Su ve topraktan yaratılma Kuranda birçok yerde geçer.Evrim keşfedilmeden önce pek bir anlamı yoktu ama şimdi biliyoruz ki bilimadamları da ilk tek hücreli canlıların su da oluştuğunu kabul ediyor.Evrimleşip oksijen ürettiler sonra karaya sıçradılar hayvanları bitkileri oluşturdular en son da maymun ve insan oluştu.İnsan oluşunca Allah yaratıcıyı anlayacak zekaya ulaşmış bu canlı türüne peygamberler gönderdi

    YanıtlaSil