8 Temmuz 2011 Cuma

Yağmurdaki Ölçü

Mucize İddiası: 
O, gökten ölçüye bağlı olarak su indirmiştir. Onunla ölü bir bölgeyi canlandırdık. İşte siz de böyle çıkarılırsınız.
43-Zuhruf Suresi 11  
Yağmur, Allah’ın insanlara en büyük hediyelerinden biridir. Allah yukarıdaki ayette yağmurun bir matematiği olduğunu, yağmurun rastgele değil, belli ölçülere bağlı olarak yağdığını anlatmaktadır. Yeryüzümüzde su; sıvı, gaz, katı halleri arasında mükemmel bir çevrim ile halden hale girmektedir. Bu çevrim sırasında su, çok harika bir şekilde enerji dengeleyici olarak iş gördüğü gibi tüm canlıların temel ihtiyacını da karşılamaktadır.  
Beş yüz yıl önce yağmurla ilgilenen bir bilim adamına, "yağmurda ölçü var mı, yağmurun sayılarla ifade edilecek bir yönü var mı?" diye sorsaydınız hiçbir cevap alamazdınız. O dönemin insanları, Dünya’nın her yanında oluşan meteorolojik olaylardan haberdar olmadıkları için yeryüzüne düşen yağmur miktarı hakkında bir şey söylemeleri mümkün değildi. Oysa Kuran, 1400 yıl önceden yağmurun ölçüye bağlandığını haber vermektedir. Son yüzyılda yapılan araştırmalarla yağmurun nasıl yağdığı, Dünya’daki suyun çevrim özellikleri iyice anlaşıldı. Keşfedilen gerçeklerden biri de Dünya’ya her sene aynı miktarda suyun yağmur olarak yağdığıdır. Bu değer saniyede 16-17 milyon ton arasındadır. Böylelikle Dünya’da senede 500 trilyon tonun üzerinde yağmur yağmakta ve bir o kadar su da göğe doğru buharlaşmaktadır. Bu değerler her yıl sabittir. Yeryüzündeki ekolojik dengenin sağlanmasında bu değerin sabitliğinin rolü büyüktür. Günümüzden bir kaç yüzyıl önceki bir bilim adamı bile kendi yaşadığı bölgeye düşen yağmur miktarı her yıl değiştiği için, yağmurun bir ölçüye bağlı olduğunu bilemezdi. Büyük bir olasılıkla herhangi bir sayıyla yağmurun yağışı arasında hiçbir bağlantı olamayacağını söylerdi.  
NOT: Bu iddiayı da sitede bulamadım, sizler başlığı googlede aratarak faklı sitelerden iddiaya ulaşabilirsiniz.

Reddiyem:


Yine bir ayeti almışlar, altına tonlarca bilimsel bilgiyi sıralamış ve bu bilgilerin ayetten çıktığı izlenimi vermeye çalışmışlar. Halbuki ayetin aktarılan bilgilerle hiçbir alakası yok...


Ayet sadece ama sadece; yağmurun ne Nuh tufanındaki gibi insanları yok edecek şekilde, ne de insanlara yetmeyecek kadar az bir şekilde indirilmediğini, tam ölçülü olarak, insanlara yetecek kadarının indirildiğini anlatmaktadır. Dolayısıyla, bilim adamı olmasına gerek yok, 500 sene önceki herhangi bir insana yağmurda ölçü var mıdır diye sorsanız, size büyük ihtimalle “evet” cevabını verecektir. Ama her devirde uyanıklar vardır, örneğin bazısı da, “ne ölçüsü kardeşim! Bu seneki yağmurlarda nehirlerimiz taştı, büyük seller oldu, büyük kayıplar verdik, evlerimizi su bastı, boğularak ölen insanlar oldu, ekinlerimiz darmadağın oldu” diyebilir. Ya da kuraklıkla boğuşan insanlar “yağmur ölçülüyse biz neden bu ölçünün dışında tutuluyoruz” diyebililer. Demek ki, her zaman ölçülü değilmiş bu yağmur!

İslam alimleri de ayeti böyle tefsir etmişlerdir:
"O, gökten belli bir miktar su indirendir" buyruğu hakkında İbn Abbas dedi ki: Yani indirdiği bu su Nuh kavmi üzerine indirilen ve oldukça bol olup sonunda onların suda boğulmalarına sebeb teşkil eden şekilde değil de, ne boğucu bir tufan, ne de ihtiyaca yetmeyecek kadar az olmayan bir miktarda demektir. Ta ki bu sizin ve davarlarınızın geçimine sebeb teşkil etsin.(90) 
Gördüğünüz gibi ayetin anlattıkları bundan ibaret. Demek ki, Dünya’ya düşen yıllık yağmur miktarları bilinmeden de yağmura ölçülü denilebiliyormuş.

Ayrıca sadece yağmur değil ki, Kur’an’a göre her şey ölçülüdür ama ne yazık ki her şey ölçülü değil… Örneğin .şu ayetlerde bundan bahsedilir:
Her dişinin neye gebe kalacağını, rahimlerin neyi eksik, neyi ziyade edeceğini Allah bilir. Onun katında her şey ölçü iledir. (Rad Suresi, 8)
Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz. (Hicr Suresi, 21)
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur.O bir çocuk edinmemiştir,mülkünde ortağı yoktur .Her şeyi yaratmış, ona ölçü , biçim ve düzen vermiştir. (Furkân Suresi, 2)
“Evrenin Genişlemesi” başlıklı mucize reddiyesinde gördük, Allah göklerle yer arasındaki mesafeyi bile ölçülü sanmaktadır, peki her an değişen bir evrende sabit ölçüler olabilir mi? Örneğin her an genişleyen evrenin en başıyla yeryüzü arasında bir ölçü olamaz. Üstelik sadece yağmurun değil, Kur’an rızkın da “gökten” ölçü ile indirildiğini söylüyor:
Allah kullarına rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde azarlardı. Fakat O, (rızkı) dilediği ölçüde indirir. Çünkü O, kullarının haberini alandır, onları görendir. (Şura Suresi, 27) 
Rızkın da yağmur gibi çok ölçüsüz olduğu şüphesiz! Çoğu toplum açlıktan ve susuzluktan kırılmaktayken, leş kargaları özel havuzlarında yüzüp, pasta savaşları yapmakta!

Bu ayet ölçüden maksadın ne olduğunu güzelce açıklıyor, ana tema aynı. Rızkı az verirse kulları aç kalır, çok verirse de şımarırlar, böyle düşünüyor Allah. Yağmuru da çok verirse insanlar boğulur, az verirse susuz kalırlar, o nedenle hepsini tam ölçüsüyle veriyor ki dengelensin, denge neredeyse! Artık onu da görebilenler söylesin bana, ben göremiyorum zira…

Ayrıca Tevrat’ta da yağmurun ölçüsünden bahsedilir:
Ey Siyon oğulları, Tanrınız RAB ile coşun ve sevinin;çünkü size ilk yağmuru tam ölçüsü ile veriyor; size daha önce olduğu gibi, ilk ve son yağmurları yağdırıyor. (Yoel 2:23) 
Hanok’un Kitabı’nda da rastlanır bu tür ifadelere:
60. Bölüm:22,23,24=…Çünkü sular dünyada ikamet edenler içindir ve gökteki Âli(Yüce) Olan’dan dünya için bir gıdadır. Bu yüzden yağmur için bir ölçü vardır. Melekler onun idaresini ele alır. 
Bu mucize Kur’an’dan daha eski olan Tevrat ve Hanok’un değil mi şimdi?

Sonuç: 

• Ölçüden maksat; ne gereğinden fazla ne de gereğinden az vermemek suretiyle dengeyi korumaktır. Çok verse insanlar boğularak ölür, az verse bu sefer de susuzluktan ölürler. O yüzden Allah yağmuru ölçü ile veriyor ki, denge sağlanabilsin. Dolayısıyla ayetin aktarılan bilimsel bilgilerle hiçbir alakası yoktur.

• Kur’an’dan çok daha eski olan Tevrat ve Hanok’un Kitabı’nda da yağmura ölçü biçildiği için bu mucize olsaydı bile Kur’an’ın değil daha eski olan bu kaynakların mucizesi olurdu.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

90Kurtubi,El Camiul Ahkamul Kur'an, Zuhruf Suresi, 11. Ayetin Tefsiri.